30 Mayıs 2013 Perşembe

Minatorlar ve Dönis

Minatorlar ve Dönis

Dönis televizyonunun karşısında sigarasını tüttürürken beklenmedik bir şekilde camına atılan orta çaptaki taşın sesiyle irkildi ve hemen oturduğu yerden sıçrayıverdi. Gecenin bu saatinde kimdi ki bu manyak? Belki de serseri çocuklar yine iş başındaydı? öğrenmenin tek yolu vardı, hemen kapıya koştu ve çiçeklerle dolu, her gün düzenli olarak bakımı yapılmış temiz bahçesinin ortasındaki ince, mermer yola çıktı, gördüğü şeye inanamıyordu! Puttershield'ın karanlık ve sessiz caddeleri iki Minator'un caddeyi yerle bir eden (ki büyük ihtimalle Dönis'in camına çarpan taş, yerden kopan bir asfalt parçasıydı) güreşiyle sarsılıyordu, lakin bu kadar gürültüye ve olağanüstü bir olaya rağmen cadde hala çok boş duruyordu, komşularının hiçbirinin evinden bir gıdım ışık sızmıyordu, neler oluyordu? Dönis'in gözlerine ve beyninin ona söylediğine bakacak olursak zavallı adam haplarını almayı unutmuştu ve halüsinasyon görüyordu. Beyni her ne kadar Dönis'e gerçeğin bu olduğunu inandırmaya çalışsa da adam haplarını aldığına, sabah tıraş olurken çenesini kestiğini bildiği kadar emindi. Zira yarası orada, tam dudağının alt kısmında duruyordu. O zaman neler oluyordu? Deliriyor muydu? Yoksa yarım saat kadar önce aldığı haplar aslında hayal dünyasındaki granitten yapılma yaratıkların ona verdiği bir çeşit uyuşturucu muydu? Bilemiyordu, lakin nereden geldiğini bilmediği bir heyecan ve istekle güreşen ve etrafındaki her şeyi yerle bir eden Minator'lara doğru koşmaya başladı. Zira gerçeği ancak onlarda bulabilirdi.

Emrah Keskinkaya'
Öğrenmeyi uğraşmayı felsefe edinen bir insan evladıyım. 2 haftada bir telefon değiştirmeyi seven dengesiz biriyim. Farklı olma çabasındayım. Herkezde olan bende olmaz. Yeni çıkan laptop,telefon,tablet vs kullanmayı ve çözmeyi severim. Sizlere Hergün yeni güncel ve temiz bilgiler sunmaya çalışacağım kısacası bundan sonra

BERABERİZ :) ...

0 yorum:

Yorum Gönder

 
© Copyright 2012 Ozicab Web Design | Tüm haklari Oguzhan Cabbaroglu'na aittir.